BEREKETLİ TOPRAKLAR, MAKEDONYA

Balkanlarda öğrendiğim bir yeni şey de, aslında kasaba olur dediğiniz yerlerden, şehir olmuş olmasıydı. Bunu tabi ki büyük bir ülke olmak adına yapıyorlar, çok da mantıklı. Ben size Makedonya’da gittiğim şehirleri ve gezip tavsiye ettiğim yerleri “Makedonya” adı altında topluca anlatıyor olacağım, şehirlere ayıramayacağım çünkü bazı şehirler küçük. Makedonya’da böyle değişik bir anlatım olsun : )
Benim iş arkadaşlarımın arasında da Makedonya vatandaşı olanlar varmış, oraya gittiğim sırada öğrenmiştim. Bana bazı yerleri, çok övüp tavsiye ettiler. Ben sizlere sırasıyla Üsküp, Bitola(Manastır), Resen, Tetovo(Kalkandelen) ve Ohrid şehirlerini anlatıyor olacağım. Yine, şurada kalın, ya da şuna binin demiyorum çünkü buradaki insanların çoğu zaten Türkçe biliyor, bilmeyenlerle de İngilizce anlaşırsınız. Balkan insanı, dil öğrenmeye çok yatkın, en az 4-5 dil konuşabiliyorlar. Kaybolun, sorun, sordukça daha iyi öğrenirsiniz, haritanızı alın elinize, deli gibi yürüyün, gezin. Keşfetmenin yolu, sormak ve saatlerce yürümekten geçer : )
Haydi o zaman Üsküp’le açılışı yapalım : )

ÜSKÜP

Kısaca anlatmak gerekirse, 91 yılında Yugoslavya’dan ayrılan Makedonya’nın en büyük şehri, aynı zamanda da başkentidir. Makedonya 500 yılı aşkın bir süre Osmanlı egemenliğinde olduğu için şehirleri de, bizim şehirlere benziyor haliyle. Üsküp’ü en çok Bursa’ya benzetirlermiş, ben pek benzetemedim : ) Vardar nehri, şehri adeta ikiye ayırmış. Şehrin %35 ye yakın kısmı Müslüman. Para birimleri Makedon dinarı/denarı, hesaplamayı da şu şekilde yapmıştık, 1 euro yaklaşık 65 dinar ediyordu. Ben 2016 yılında gittim, siz gitmeden önce tekrar kontrol edersiniz. Bosna gibi değil, Türk lirası çoğunlukla kabul edilmiyor. Euro kullanabilirsiniz. Üsküp’ü eski ve yeni bölge olarak ikiye ayırmışlar. Eski taraf Müslümanların çoğunlukta yaşadığı eski yapıların olduğu bölgeyken, yeni tarafında ise Ortodokslar çoğunlukta ve bu kısım daha modernize bir halde. Makedonya’nın en dolu şehri bence burasıydı. Aşağıdaki yerleri rahatça gezebilirsiniz.

1-MATKA KANYONU: En en en sevdiğin yer oldu. Bildiğiniz gibi ben konaklama yeri hakkında bir tavsiyede bulunmuyorum ancak burada kalın : ) Yatın uyuyun burada, kalkmayın günlerce : ) Şaka bir yana, Üsküp’e gelir de burayı görmeden dönerseniz, adınıza çok üzülürüm. Muhteşemdi.

IMG_2622

IMG_2629

IMG_6037

Doğa turizmi açısından Matka kanyonu Üsküp için önemli bir kanyonmuş. Matka gölü ise çoook eski bir yapay göl. Kahveleri çok lezzetli. Oturup sadece kahve içip gölün güzelliğini izlemek bile çok güzelken, isterseniz bu göl üzerinde kano ya da bisiklet gibi aktiviteleri yapabilir, ya da dağa tırmanabilir ve ya zorlu yürüyüş parkurunda uzun süre yürüyebilirsiniz. Matka kanyonunda, derinlikleri farklı tam on tane de mağara varmış, vaktiniz varsa burada daha uzun kalıp zirveye kadar tırmanın, tüm mağaraları gezin, kano ya da göl bisikletine binin, bir kez daha mı gitsem ya!

IMG_2626

IMG_2635

IMG_2645

2-TAŞ KÖPRÜ: 15.yüzyılda inşa edilmiş, sadece yayların kullanabildiği, 12 kemerli bir köprüdür. Köprünün yan tarafında Arkeoloji binası var. Benim gibi gece geçerseniz oldukça etkileyici şekilde ışıklandırılmış olduğunu görürsünüz. Köprünün sonu ise sizi en büyük meydana ulaştırıyor.

IMG_5960

3-ARKEOLOJİ BİNASI: Ben ilk gördüğümde “Tam bir Yunan mimarisi” demiştim sizce de öyle değil mi? Müze çok güzel, giriş elbette ücretli ve elbette öğrencilere indirimli ancak öğrenci kartınızı unuttuysanız Makedonlar çok katı, tam bilet alarak içeri girmekten başka çareniz kalmıyor. İçeride Büyük İskender’in, Perslerle yaptığı savaşlara ait eserler ve İstanbul Arkeoloji müzesinde bulunan İskender Lahidinin bir kopyası ve daha bir çok önemli belgeler var. Vaktiniz varsa mutlaka içeri girin.

IMG_5953

4-TÜRK ÇARŞISI: Üsküp’ü anlatırken bizim şehirlere çok benzediğinden bahsetmiştim ya, işte en güzel kanıtı : ) Kendimi hiç yurtdışında gibi hissetmedim, eminim sizde hissetmezsiniz. Çarşıda gezerken Türkçe konuşan insanlara da sıkça denk gelebilirsiniz.

IMG_2556

IMG_2546

5-MURAT PAŞA CAMİİ: Türk çarşısının içerinde kalıyor, o sebeple çarşıdan hemen sonra sizlere anlatmış olayım. Camiinin ilk inşa yılını bilen yok ancak 1800 lü yıllarda ciddi bir restorasyon geçirmiş. Sade bir mimarisi var, bahçesinde çok eski bir şadırvan ve eski mezarlar vardı ancak Osmanlıcam çok zayıf olduğundan sizlere üzerinde yazanlar hakkında bilgi veremiyorum maalesef ama çarşıya uğradıysanız görmeden geçmeniz zor.

IMG_2569

6-MUSTAFA PAŞA CAMİİ: Üsküp’teki en eski Osmanlı camilerinden biri de Mustafa paşa camiidir. 1400lü yılların sonunda, Mustafa paşa tarafından yaptırılmış, aynı adı da alarak hayata karışmış koca bir camii. Biraz tepede kaldığı için manzarası da oldukça güzel. 1963 yılında ciddi bir deprem yaşanmış ve birçok tarihi yapı zarar görmüş. Burasıda onlardan biri. Türkiye başta olmak üzere toplanan yardımlarda şehirde ciddi bir onarım çalışması yapılmış.

IMG_2533

7-SAAT KULESİ: Hatırlarsanız Saraybosna’da da saat kulelerinden bahsetmiştim. Bu bölgede çok sayıda saat kulesi var ve kulelerin temelde yapım amacı, namaz saatlerini insanlara hatırlatmakmış. Depremde burası da zarar görmüş ve saat kısmını tamamen değiştirmişler.

IMG_2523

8-MAKEDONYA MEYDANI: Meydanda sizi devasa heykeller bekliyor olacak, görünce kalbiniz hızlı hızlı çarpmasın : ) Beni Büyük İskender heykelinin büyüklüğü çok etkilemişti oradan biliyorum : ) sanırım boyu 15-16 metre vardı : ) Diğer heykeller de etkileyici ama İskender favorim : ) Şehrin en büyük meydanı bu meydan. Etrafınıza baktığınızda birçok Türk bankası, Türkçe yazılmış tabela, iş yeri görebilirsiniz. Bir etkinlik ya da bir protesto olacaksa, tek ve doğru adres bu meydan : ) Gerçekten çok büyük.

IMG_5910

IMG_5955

Bu yerlerin dışında Sulu han, Kapan han, Kurşunlu han da görülmesi gereken yerlerden, gün sonunda uğradığım bu hanlarda maalesef fotoğraf makinamın azizliğine uğradığım için hiç fotoğraf çekemedim o sebeple de buraya çalıntı fotoğraf koyarak anlatım yapmıyorum.
Arkadaşlar, Üsküp’te ne yenir diye baktığınızda, kuru fasulyeden kebaba kadar bir dolu şey gelir ama bence en meşhur ve yöresel yiyecekleri Köfte. Çok da güzel yapıyorlar. Ben yedim tadı güzel ama porsiyonları bir kişi için çok fazla. İki kişi bir köfteyi ancak yersiniz. Tatlı olarak Trileçe tabi ki var ama yöresel tatlıları Kaymaçina adında bir tatlıydı. Ben yiyemedim neden derseniz bu tatlı yumurta ve süt ile yapılıyor. İçerisine bir dolu taze yumurta kırıldığı için yumurta kokusu beni benden aldı : ) onlar çok seviyorlar. Alışkanlık diyebiliyorum sadece : ) Bir deneyin çok doğal ve yararlı.

OHRİD
Osmanlı izlerinin sıkça görüldüğü, temiz ve sakin bir şehir Ohrid. Nüfus kırk binlerdeyken yaz aylarında 2/3 kat artıyormuş. İnsanları çok tatlı, Türk ve Müslüman çok var. Özellikle çarşı içinde birçok Türk esnafa denk gelirsiniz. Para birimini Üsküp’ü anlatırken de bahsettiğim gibi Dinar/Denar ama Euro da kullanabilirsiniz. Elveda Rumeli dizisinin birçok bölümü de bu sokaklarda çekilmiş.
Gezebileceğiniz en belirli yerleri aşağıda bulabilirsiniz. Hepsi Ohrid merkezinde sayılır, hepsine yürüyerek ulaşabilirsiniz.

1-SVETİ JOVAN KANEO KİLİSESİ (AZİZ YOVAN): Bulunduğu yer itibariyle bence Balkanların en güzel kilisesi. Ohrid gölünde tekne ile gezerken güzelce fotoğraflayabilirsiniz. Karadan ulaşımı çok zormuş ama kiliseye yürüyerek ulaşmakta ısrarcıysanız yol boyu dilediğiniz dilekler de gerçek oluyormuş, böyle de bir söylenti vardı ilgilenenlere duyurayım : ) Ayrıca bu kilise Yağmurdan Önce filmine de ev sahipliği yaptığından ekstra popüler. Manzarası gerçekten muhteşem.

IMG_2868

2- CHURCH OF ST. SOPHIA: 9.yüzyılda kilise olarak inşa edilen yapı, Osmanlı zamanında minare eklenerek cami olarak kullanılmış. 1900 lü yılların ortalarında ise tekrar kilise olarak kullanılmaya başlanmış. Hemen yukarısında Ohrid kalesi var buradan çıkıp yürüyerek gidebilirsiniz.

IMG_2780

IMG_2782

3-OHRİD GÖLÜ: Öncelikle buraya göl dediğinizde Makedonları kızdırmış oluyorsunuz çünkü onlar Ohrid’e deniz diyorlar. Ohrid üzerinde gezebileceğiniz küçük tekneler var, binip gezdiğinizde, “Gerçekten de çok büyük, deniz demekte haklılar” diye içinizden geçmiyor değil ama göl maalesef üzgünüz: ) Bu arada gezi teknelerinde çalan müzikler berbat. Bu türdeki müzikleri pek de sevmediğimizi anlattım, siz de anlatın lütfen, çalmasınlar o şarkıları : )

IMG_2851

IMG_2881

4-OHRİD ESKİ ÇARŞI: Görüntü itibariyle Osmanlı izlerini çok fazla taşıyor ki ben sevdim. Çarşının meydanında, koşup gövdesine sarılabileceğiniz çok eski bir çınar ağacı var. Çarşının içlerine doğru biraz yürüdüğünüzde türlü hediyelikler bulabilirsiniz ancak Ohrid’de inciler en meşhur hediyeliklerden Çarşı içerisinde gezdiğinizde sıralı dükkanlarda çeşitli renklerde ve fiyatlarda inciler bulabilirsiniz. Makedon üzümleri lezzetleriyle meşhur olduğundan, üzümleri bolca var size de ikram ederler : )

IMG_2832

IMG_2835

IMG_2836

IMG_2845

IMG_2817

IMG_2821

Ohrid’de ne yiyeceğiz diye soran canlarım, et ve köfte haricinde deniz ürünleri de var ve çok tazeymiş, şaraplarının da çok lezzetli olduğunu duydum. Ben denizden çıkan hiçbir şeyi yemediğim için size şu balık harikaydı gibi bir yorum yapamıyorum ancak et ve köfteden sıkıldıysanız balık için tam yeri diyebilirim yiyen arkadaşlarım çok sevmişlerdi.

BİTOLA/MANASTIR
1300 lü yıllarda Türklerin elinde geçip, 1900 lü yıllarda kaybettiğimiz Makedonya’nın en büyük ikinci şehri Bitoladır. Türk tarihi için yine de önemli çünkü Mustafa Kemal Atatürk, askeri eğitimini burada bir okuldan almış ki o okul artık bir müze. Bitola’nın bir diğer adı da Manastır’dır. Bu isimle alakalı da birçok rivayet varmış, bunlardan en yaygın olanı, adından da anlaşılacağı gibi, çok eskilerde burada çok büyük bir manastırın olduğu ve bu şehre de adını verdiğiymiş ama bunun bir kanıtı yok tabi. Gezilecek yerlere gelince, üç yerle bu şehri bitirebilirsiniz bence.

1-ATATÜRK EVİ: Bahçesinden içeri girdiğiniz anda kendinizi biraz garip hissediyorsunuz ki bu bence çok normal, sonra içeri giriyorsunuz ve kalbiniz daha hızla çarpıyor. İçeride Ata’mızın bal mumundan heykeli, kendi eliyle yazdığı yazılar, tuttuğu notlar, ona aşık güzel Eleni’den gelen mektuplar, bir çok fotoğraf var. Kısacası koca bir tarih bu gördüğünüz binada. İlk görmeniz gereken yer burası.

istocuali panoramio-001

IMG_3164

2-ST. NAUM: Benim Makedon iş arkadaşlarım, burası için “Cennetten düşen bir parça” demişlerdi, bende biraz abartılı bulmuştum, gördükten sonra, az bile demişler dedim. Vardığınızda ilk olarak yukarıdaki manastırı ziyaret edin, orası elbet kutsal. 16. Yüzyılda yapılmış, suyunda şifa olduğu söylenen ve suyundan içmek için hastaların sıkça geldiği bir manastırmış. St. Naum’un mezarı da burada bulunuyor. Bahçesinde cırtlak sesli tavus kuşları var, ben sevme amacıyla onları biraz kovaladım, sonra onlar beni ısırma amacıyla kovaladı : ) size tavsiyem bu hayvanlara hiç bulaşmayın çok asabiler, zaten her yerde uyarı vardı ben sonra gördüm : )

IMG_2922

IMG_2923

Manastırda işiniz bittiğinde aşağı doğru yürüyün ve gölün üzerinde tekne ile bir gezinti yapın. Hatta mümkünse bu kişiye denk gelin, ısrarla onu bulun, sizi o gezdirsin. 2 euro gibi bedava bir fiyata hayatınızın en güzel göl gezisini yapın sonra beni iyilik ve güzellikle yad edin : ) Hayatımın en en en güzel göl gezisiydi. Bize bir de öyle güzel bir şarkı söyledi ki size anlatamam. Kaydettim, ara ara dinliyorum, suyun sesi ve onun sesi çok uyumlu, çok huzur verici ama yüklememe izin vermedi. Dinlemek isteyen beni bulsun : )

IMG_3099

IMG_3106

IMG_3118

IMG_6140

Sedef çok değerli ve meşhur. Hatta göl gezintiniz sırasında sedefler size suyun altından da göz kırpacak. Umarım, hafif yağışlı, benim ki gibi sisli bir havaya denk gelirsiniz, geziniz bu şekilde daha da keyifli bir hale gelmiş olur. O kadar çok sevdim ki burayı, anı kalsın diye çok da düşkün olmadığım halde sedef bir takı aldım. Ayırdığınız her saate değecek bana inanın.

IMG_3055

IMG_3075

IMG_3084

3-ESKİ ÇARŞI: Sirok caddesi, şehrin en meşhur caddesi. Atatürk evi, Eleni’nin meşhur balkonu, birçok konsolosluk ve birçok cafenin olduğu, fazlaca hareketli bir cadde.

IMG_3152

IMG_3159

IMG_3161

4-SAAT KULESİ: Bir saat kulesi de burada var. Yapım amacını artık ezberlediğinizi düşünüyorum. Çarşı içinde merkezde kaldığından mutlaka göreceksinizdir.

IMG_3148

RESEN/RESNE
Burası aslında kasaba ama şehir diyeni de duydum. Bir dolu Elma bahçesi görebilirsiniz, Elmaları çok meşhur ve lezzetli. Hemen her yerde de toplanmış tazecik elmaları sattıklarını görürsünüz. Bence görebileceğiniz tek yer var

1-RESNELİ NİYAZİ BEY SARAYI:: Niyazi Bey, Resne’de doğmuş, askeri eğitim aldıktan sonra Türk-Yunan savaşına katılmış bir asker. İttihat ve terakki cemiyetinin önde gelen isimleri arasında kısa sürede yerini almış. Bu sarayı, Fransa’ya ait bir kartpostalda görüp yaptırdığı söyleniyormuş. Vefatı hakkında da ilginç söylemler vardı, o konulara girmiyorum ancak yanında çalışan kişilerden biri tarafından öldürülmüş. Resne civarındaysanız gelip görmenizde yarar var ama uğramayı düşünmüyorsanız çok da bir şey kaybetmezsiniz, Matka ya da Naum’da daha güzel vakit geçirebilirsiniz bence.

IMG_3130

IMG_6169

TETOVO/KALKANDELEN:
Türkler Kalkandelen de diyorlar. Makedonya’nın üçüncü büyük şehridir. Topraklarının çok bereketli olduğu ve birçok hastalığa şifa olabilecek otların yetiştiğini duymuştum. Bence görmeniz gereken iki yer var.

1-ALACA CAMİİ: Renkli camii, kız kardeşler camii de deniyor. Hikayesi oldukça acı. Hurşide ve Mensure isimli iki kız kardeşten biri ağır bir hastalığa yakalanır ve biriktirdiği evlilik parası ile bir cami yaptırmak ister. Sağlıklı olan kardeşi de evlenmekten vazgeçip kız kardeşi ile birlik olup bu camiyi yaptırırlar. İkisinin de kabirleri bu güzel caminin bahçesindedir. Cennet mekanları olsun

IMG_2658

IMG_2659

IMG_2663

IMG_2692

IMG_2695

2-HARABATİ BABA BEKTAŞİ TEKKESİ: Bektaşiliğin önemli tekkelerinden biridir. Kanuni Sultan Süleyman’ın eşlerinden Mahidevran Sultan bildiğiniz üzere Arnavut’tu, bu Dergah’da onun ağabeyi Server Ali Paşa tarafından kurulmuş, kendisi vefat edince yerine gelen Harabati baba, dergah’a da adını veren kişi olmuş. Hakkında söyleyecek daha fazla şeyim olsa da, mucizelerle dolu hikayesini sizlerin birebir dinlemesini çok isterim, o sebeple bazı kısımları gizli kalsın : ) Belki bu güzel topraklara gelme hevesinizi birazcık da olsa artırabilirim.

IMG_2699

IMG_2704

IMG_2725

IMG_2729

Bu bölgede et yemekleri meşhur arkadaşlar. Özellikle kendime en yakın hissettiğim hayvancık olan keçi etini sıkça tüketiyorlar. Hatta Arnavutların inadının da buradan geldiği söyleniyor : ) keçinin yağını bile yemeklerde kullanırlarmış. Domuz eti de var ama fazla değil, yemeden sorarsanız daha iyi olur. Makedonya’da Müslüman oranı Saraybosna’daki kadar fazla değil hatırlatmış olayım : ) Şimdiden hepinize iyi eğlenceler : )