IŞIKLARININ CANLANDIRDIĞI MESAFELİ BİR ŞEHİR, MÜNİH.

Almanya benim gitmeden soğuk bulduğum bir ülke idi, Münih ve Nürnberg şehirlerini gezdiğimde de sıcak, içten bir Allah’ın kulunu görmedim, sadece dönerken tesadüfen tanıştığımız ve havaalanına kadar bizi bırakan kişi hariç, o çok kibardı. Uçağı kaçırmak üzere olmasaydım iyi olurdu en azından kontak bilgilerini almayı akıl edip buradan ifşa ederdim kendisini : ) Yani özetle oldukça soğuklar, Türk, İtalyan, Balkan samimiyetini beklemeyin.

Aralık ayında gitme sebebim Christmas panayırları idi çünkü Avrupa’nın en büyük panayırları Almanya’da özellikle de Münih ve Nürnberg’de. Hristiyan değilim ancak dünya üzerinde yapılan farklı kültürlere ait etkinliklere katılmak benim ilgi alanlarım arasında. Örneğin Uzak doğuda yapılan fener festivalleri, Hindistan’ı hiç sevmediğim halde katılmak istediğim Holi festivali, Cadılar günü ki kendimi çok yakın hissederim : ) Rio karnavalı, Kar festivali … Neden katılmayasınız ki? Christmas dönemi Almanya gibi soğuk bir ülkeyi bile ışıklarla ısıtıp renklendirebiliyor, bunun canlı şahidiyim. Muhteşemdi! Eğer Avrupa’ya kışın gidecekseniz, Aralık başından 22 Aralık tarihine kadar gidin, çünkü bu tarihlerde her yer çok canlı ve renkli.

Münih’i sizleri gezdirirken anlatmış olayım, ben kaldığım beş gün boyunca çok eğlendim, deneyimlerimi aralara serpiştireyim : ) Uzatma İlknur haydi başla demediniz de o noktaya geldiniz sanki, haydi başlayalım.

1-MARIENPLATZ: Marienplatz meydanı şehrin adeta göbeği gibi. Bu meydanda gezebileceğiniz birçok önemli yapı olduğundan, hepsini Marienplatz altında topladım. Savaş yıllarında birçok bina yıkılmış ya da ciddi zarar görmüş yani çoğu orijinal değil aslında ama gerçeğine çok uygun yapmışlar. Bu meydanı bitirdikten sonra, diğer görülesi yerlerde yakınlık derecesine göre sıralı. Allahım ne kadar yardım severim : )

IMG_6228

IMG_6226

IMG_6756

a-Rathaus (Yeni & Eski Belediye Binaları): Başlangıc yeriniz bence Rathaus olmalı çünkü gördüğüm tüm Rathaus’lar gibi burası da muhteşem. Bu devasa yeni bina 1800 lerin sonunda yapılmış ve hemen hepsi gibi, belediye başkanlığı, şehir meclisi ve şehrin idare merkezi olarak kullanılmış.

IMG_6749

IMG_6755

IMG_6753

Ayrıca günde iki kere saat 11:00 ve 12:00 de saat kulesindeki bu kuklalar dans ediyor ama çok yavaş öyle ki ben kameraya alırken fizyolojik tetanoz oluyordum : ) Bence o kadar da güzel değil, çok daha güzelini görmüştüm. Eğer bu saatlerde meydandaysanız izleyin, bunun için gidip de orada beklemeyin, duyarsam valla çok pis gülerim : )

IMG_6220

Yeni bina dedim çünkü eski belediye binası hemen arkasında bulunuyor ve burası Altes Rathaus adı ile anılıyor. Buranın yapılışı ise 1300lerin ortalarına uzanıyor.

IMG_6737

IMG_6725

2.dünya savaşında tamamen yıkılmış ve 1950 ler de yeniden yapılmış. Belki o günlerin acısını silmek içindir, günümüzde burası oyuncak müzesi.

IMG_6735

Rathaus’un tam önünde bir panayır var, her panayırda göreceğiniz gibi burada da, gezerken donmamanız için alıp, ayakta içebileceğiniz sıcak meyveli şaraplar var : ) Ve bu tatlı kupalarla ikram ediyorlar, dilerseniz kupa sizde kalabilir çünkü parasını zaten baştan alıyorlar, siz boş kupayı geri verirseniz depozitonuzu geri alıyorsunuz. Ortalama bir koca kupa sıcak şarap 3 euro ya gelmiş oluyor. Seveniniz varsa bir de dommız sosisleri var ki kokusu burnuma gelince ben koşarak uzaklaşıyorum, topuklarım vuruyor diyebilirim, Şener Şen’e selam olsun : )

IMG_6280

IMG_6281

IMG-0109

b-St.Peter Church: Bu kilise Münih’in simgelerinden biriymiş. Yapım yılı 12. Yüzyıla dayansa da çok kez ve ciddi restorasyonlar geçirmiş. Çok eski, üst katına çıkıp tüm şehri izleyebilirsiniz ancak öncesinde 300 tanecik basamağı çıkmanız lazım. Münih’i komple izleyebileceğiniz ve asansörlü başka yerler de var, bence yolun başında kalp krizi geçirmenize gerek yok ama ille de çıkacaz İlknur tutma bizi diyenlere de engel olmam : )

IMG_6717

c-Heilig Geist Kirche (Crurch Of Holy Spirit): Sanırım ilk yapımı 13. Yüzyıla dayanıyor, o dönemlerde şapel ve hasta bakım evi olarak kullanılıyormuş sonra çıkan bir yangında yanıp kül olmuş. 14. Yüzyılda yeniden inşa edildiğinde artık bir gotik kiliseymiş. Savaş yıllarında ne hale geldiğini öğrenemedim ama zarar görmeme ihtimali yok.

IMG_6730

IMG_6724

d-Frauenkirche (Cathedral Church Of Our Lady): Marienplatz’dan yürüyerek buraya gelebilirsiniz çok yakın ama Frauenplatz’da kalıyor. Christmas zamanı şehrin en büyük kilisesinde tadilat vardı, bu açıdan bana, canım ülkemi hatırlattı, bizde de tüm yol bakım işleri kışın yapılıyor. Neyse fazla şey etmeyelim, Soğan kubbeleri o kadar uzun ki hemen her yerden gözünüze çarpacaktır. 1400 lerin sonlarına doğru yapımına başlanmış ve 2. Dünya savaşında çok ciddi zarar görmüş.

IMG_6240

Kulelerden birine çıkılabiliyormuş ancak eski olan hiçbir yapıda asansör olmadığını hatırlatmak isterim : )

IMG_6766

2-MICHAELSKIRCHE (St. Michael’s Church): İlk olarak 1500 lü yılların ortalarında yapılmış, çok geniş bir kilise, ancak 2. Dünya savaşında yok olmuş denebilecek kadar zarar görmüş ve yeniden yapılması 1900 lerin sonlarını bulmuş. Bence 2. Dünya savaşı Almanya’ya en az 50 sene kaybettirmiştir. Başta Almanya olmak üzere tüm dünya “Savaşın Sonuçları” hakkında kendine ders çıkarsa ne iyi olurdu.

st-michael-002

3-STADTMUSEUM: Münih’in zaman içindeki değişimini en iyi öğrenebileceğiniz müzeymiş burası. Müzenin bir kısmı eski Münih’i anlatıyor ki burada 18 yüzyıl öncesine ait çalışmaları bulabilirsiniz. Yeni Münih kısmında ise 18 ve 19. Yüzyıla ait eserler varmış. Benim vaktim olmadığından içeri giremedim ama girseydim, gözlerim savaş yılları hakkında sergilediklerini arardı. Acaba Avrupa’nın başına ördükleri hangi çorabı koyarlardı?

IMG_6700

IMG_6701

4-ASAMKIRCHE (Asam Church): 1730 larda inşa edilmiş, adını da onu yapan Asam kardeşlerden almış. Asam burayı özel bir kilise amacıyla yapmış ancak günümüzde halka açık. Yanlış değilsem, Münih’te bulunan en küçük kilise bu kiliseydi.

IMG_6200

IMG_6201

5-NATIONAL THEATRE: Keşke vakit olsaydı da bir dinletiye katılma şansı yakalasaydım, eminim gözüm karnım tok ayrılırdım, bir dahakine diyerek avutuyorum kendimi : )
Neyse efenim, bu alanda gördüğünüz bu iki şık bina 1800 lerde peş peşe yapılmış, Almanya’nın en büyük Opera binası. 2.dünya savaşından sonra ciddi restorasyonlar geçirmiş, bildiğimiz yunan stili, oldukça da yakışmış, ben de bu mimariye bayılıyorum darısı bizim ülkemizin başına olsun diyeyim zira İstanbul hariç birçok yerde opera, klasik müzik dinledim, bende böyle opera binası istiyorum, duyun sesimi : )

IMG_6295

6-BAVARIAN NATIONAL MUSEUM: Münih’te bulunan en geniş ve en önemli müzelerden biri. Eğer Münih’te birkaç günden fazla kalacaksanız gidebilirsiniz. Bu müze de gruplara ayrılmış durumda. İçeride hem modern sanat, hem de yerel tarihi anlatan çok sayıda eser bulabilirsiniz. Christmas döneminde bilet bulmak zor olabilir önceden ayarlarsanız iyi olur.

IMG_6796

IMG_6805

IMG_6799

7-ENGLISCHER GARTEN: Hayatımda gördüğüm en büyük park! Bu benim düşüncem olsa da gerçekte de bu park dünyanın en büyük şehir içi parkıymış. Tek bir bölgede bulunmuyor, iki farklı yere konumlandırılmış, her ikisini de gezebilirsiniz zaten yakınlar. Köpekle yürüyüş, köpeksiz yürüyüş, spor falan yapılır tamam da, bu parkta sörf de yapabilirsiniz : ) Gülmeyin şaka yapmıyorum işte ispatı : )

IMG_6816

Ben 8 Aralık tarihinde oradaydım, hava sıfır ve altında idi ve buna aldırmadan delicesine çimiyorlardı. O zaman dans! : )

IMG_6828

IMG_6866

Parkın içinde bulunan bu 25m lik Çin kulesi de 1700 lerin sonlarında yapılmış ancak zaman içinde çok defa tadilat görmüş, Oktoberfest döneminde bu parkta, özellikle de bu alanda iğne atsan yere düşmezmiş, aranızda gidecek varsa haberi olsun, benim hiç ama hiç ilgimi çekmiyor : )

IMG_6853-001

8-THEATINE CHURCH: İtalyan tarzındaki bu görkemli inşanın tamamlanması 1600 lerin sonunu bulmuş, varis prens Max Emanuel’in doğumunu kutlamak adına yapılmış, kocaman bir Katolik kilise burası. Gitmişken görün derim.

Tadilat vardı o sebeple çekilebilecek nereyi bulduysam çektim

IMG_6285

IMG_6290

9-BMW MUSEUM: Arabalar muhteşemdi! Gözlerimi üzerlerinden çekemedim ama kenafir gözlerim olmadığından arabaların camlarını çatlatmadım : ) Beğendiğiniz ne kadar BMW varsa işte hepsi oradaydı. Bu arada Almanya’da bir BMW almak o kadar ucuz bir şey ki anlatmayayım üzülmeyin, ben duyunca çok üzüldüm çünkü.

bty

IMG_6873

bty

10-OLYMPIATURM: İşte tüm Münih’i görebileceğiniz yükseklikte bir yer. Hem de asansörlü : ) Tam BMW müzesinin karşısında kalıyor. Yüksekliği 300 metreye yakın. İçeride bir de küçük rock müzesi var.

IMG_6890

IMG_6879

Bahçesi hakkında duyduğum şey, savaş döneminden kalma malzemeler eritilip kullanılarak bu tepecikler oluşturulmuş, üzerlerinde ot, ağaç bitmiş, bir nevi savaşı toprağa gömmüşler. İnşallah gömülen iğrençlikler toprağın altında kalmaya devam eder, tekrar çıkartmazlar.

IMG_6875

Şimdi Münih hakkında bazı tavsiyelerim olacak sizlere, öncelikle tren, metro gibi toplu taşımalarda İngilizce tabelalar, yapılan Almanca anonsların ardından bir İngilizce tekrar beklerseniz çok beklersiniz, öyle bişey yok. Ayrıca havaalanına gittiğimiz sabah, gelmesi gereken tren de gelmedi, ne bir görevli vardı sorabileceğimiz, ne de neler olup bittiğini bildiren bir anons duyduk. Kısacası biraz fazla temkinli olun, yetişmeniz gereken yerler (havaalanı, konser vs…) için daha erken yola çıkmanızı tavsiye ederim. Akşam yemeği yiyebileceğiniz restoranlara rezervasyon yaptırmanız lazım çünkü tıka basa dolular kesinlikle yer bulamazsınız. Hava istediği kadar soğuk olsun, sokaklar boş ancak restoran, bar, pub, pavyon : ) hepsi dolu.
Bir de şöyle bir şey var ki ülkemi çok aradım orada, sokakta bir tane bile hayvan göremezsiniz ki bu çok kötü bişey. Tüm sahipsiz sokak çocukları barınaklarda toplanıyor, yuvası olanlar gidiyor kalanları uyutuyorlar. Bu başka Avrupa ülkelerinde de böyle ancak oralarda sokaklarda birkaç tane de olsa görmüştüm, Almanya da sokakta hayvan görmek mümkün değil. Yani sokak çocuğusunuz ancak sokakta bile özgürce yaşayamıyorsunuz. Donarak öleyim razıyım ama özgürce!

Bazı fotoğraflarla Münih’e veda ediyorum izninizle…

IMG_6830

IMG_6780

IMG_6777-001

IMG_6783-001