BİR MACERA FİLMİ ÇEKİLSE NE GÜZEL OLUR… SALZBURG

Salzburg çok şirin bir şehir. Oldukça küçük, huzurlu ve nüfusu az. Mozart’tan önce şehir çok fakirmiş, tuz çıkararak geçimlerini sağlarlarmış, sonra ne olmuş? : ) Sihirli bir çocuk doğmuş ve şehir hızla turist çekmeye başlamış. Hala tuz işini yapıyorlar mı bilmiyorum ancak şimdilerde Salzburg denince akla ilk olarak Mozart’ın gelmesinden rahatsızlarmış. Bence hep minnettar kalmalıydılar. Yerel insanların çoğu son derece kaba ve turist sevmiyorlar ki ben de onları hiç sevmedim. Tüm müzelere girseniz bile en fazla 2 gün şehri gezip bitirmeniz için yeterli, 3. gün artık biraz sıkabilir, beni sıkar yani : ) Salzach nehri bu minik şehri ikiye ayırıyor ve daha bi güzelleştiriyor, altın vuruş ise Alp dağlarından : ) Kısacası Salzburg gerçekten görülmeye değer. Ben aynı şehre iki defa gitmediğim halde, o kaba insanlarına rağmen burayı bir de baharda görmeyi istiyorum. Salzburg’a direkt uçuşlar var ancak ben Münih’ten trenle geldim. Madem yurtdışına çıktınız, daha çok şehir görmenizi tavsiye ederim. Salzburg’u çok beğeneceksiniz. E başlayalım o halde.

1-SCHLOSS MIRABELL: Hikayesi biraz ilginç : ) Bu muhteşem saray, dönemin prensi tarafından 1606 yılında yaptırılıp sevgilisine hediye edilmiş : ) Yengenin yerinde olsaydım kocamı boğarak öldürür tarihe şanımla girerdim : )

IMG_6515

Daha sonra, prensin yerine gelen varis, saraya bugün bildiğimiz adını vermiş ve Schloss Mirabell yani güzel manzara adını almış. 1818 de ciddi bir yangın atlatmış, restorasyonların ardından günümüze bu haliyle gelmiş.

IMG_6511

Bahçesinin güzelliği dillere destanmış zaten ikinci adının verilme sebebi de bahçesinin güzel oluşundanmış fakat ben karda kışta gittiğimden olacak pek bi güzellik göremedim. Münih’ten tren ile gelecekseniz ilk uğrayacağınız yer burası olacaktır.

IMG_6513

2-ST. ANDRA PARISH KİLİSESİ: Schloss Mirabell’in tam karşısında kalıyor. Bölgenin kalbi sayılacak önemde bir kiliseymiş burası ancak 1818 deki yangında burası da zarar görmüş. 1800 lerin sonlarına doğru onarımı tamamlanmış ama 2. Dünya savaşında bombalandığı için yıkılmış. Yeniden yapımı 1900 lerin sonlarına dayanıyor. Sen de ne çilekeş bir kiliseymişsin.

IMG_6517

3-DREIFALTIGKEITS KIRCHE (HOLY TRINITY KİLİSESİ): 1600 lerin sonlarında, dini eğitimleri kalıcı bir yerde vermenin hayalini kuran bir din adamına teşekkür amacıyla inşa edilmiş. Savaş döneminde yine zarar gören yapılardan. Ben oradayken avlusunda kermes vardı, gelirini kiliseye bağışlıyorlarmış ve sanırım bu tür kermes etkinliklerini sıkça yapıyorlarmış. Zaten yolunuzun üzerinde kalacağından burayı da mutlaka göreceksiniz.

IMG_6544

IMG_6528

IMG_6531

4-MOZART WOHNHAUS: Burası Mozart’ın doğduğu ev değil baştan söyleyeyim, doğduğu evi ayrıca anlatacağım. Burada yaşamış ve eşyaları bu binada sergileniyor. İçeriyi gezmek için epeyce vakit ayırmanız gerekli. Dilerseniz audio guide da veriyorlar. Kış döneminde kapanış saati 16:00 idi ben yetişemedim. Tabi ki girmenizi çok isterim, bana da görüşlerinizi yazın olur mu? Sırf bu müze için belki tekrar giderim belli mi olur : ) Gördüğünüz gibi tekrar gitmek için bahaneler bulmaya başladım bile.

IMG_6545

IMG_6546

5-LORETTO SPIRITUAL CENTER OF ST. BLAISE: Ne uzun ad oldu dimi, bana kalsa burası St. Blaise ki öyle de anılıyormuş. Neyse efenim bu güzel, süper gotik kilise 1330 yılında inşa edilmiş. Aslında dönemin başpiskoposu hasta ve düşkün insanlar için 1327 de şehre bir bakım evi yaptırmış, bu kilise de o bakım evinin yakınlarına inşa edilmiş bir kiliseymiş. St. Blaise ise kiliseyi şifalı nefesi ile kutsamış bir aziz.

IMG_6575

IMG_6586

IMG_6578

6-GSTAETTNERTOR: Bu kapı Salzburg’un en eski ve bir numaralı kapısıymış. Davetsiz misafirlerin şehre girmesini önlemek amacıyla, eski Salzburg surlarının bitimine 13. Yüzyılda inşa edilmiş.

IMG_6590

Hemen kapının yanında bir Afro cafe vardı, ben normalde pek cafe vs. tavsiye etmem ama çalışanları çok kibardı, çayları da hem lezzetli, hem de şık şekilde sunum ediliyordu. Mola vermek için güzel bir fikir olabilir : )

bty

bty

7-MOZARTS GEBURTSHAUS (MOZART’S BIRTHPLACE): İşte karşınızda Mozart’ın dünyaya geldiği ev. Çok heyecan verici değil mi? Öncelikle küçük bir tavsiye, Salzburg’a gelmeden önce “Amadeus” filmini tekrar izlemeniz. 27 Ocak 1756 yılında, 9 numaralı bu evin 3. katında doğmuş dünyanın en yetenekli bestecilerinden biri. Çok uzun yıllar bu binada yaşamışlar sonra Mozart Wohnhaus olarak anlattığım yere taşınmışlar. Mutlaka gidin.

IMG_6592

IMG_6573

IMG_6595

8-RATHAUS: Güncel belediye işleri Schloss Mirabell den yapılırken, bu bina Altes Rathaus yani eski belediye binası olarak adlandırılıyormuş. Bu Rathaus, sizlere daha önce gösterdiğim Rathauslar kadar gösterişli değil, tarzı daha sade ama Salzburg’da oldukça sade bir şehir yani bu şehre uygun, sırıtmayan bir Rathaus olmuş bence.

IMG_6600

IMG_6602

IMG_6599

9-SALZBURG CATHEDRAL: 17. Yüzyılda barok tarzda yapılmış kocaman ve şehrin en önemli katedrali burası. Christmas döneminde gidecekseniz, şehirdeki en büyük panayır da tam önünde kurulu oluyor.

IMG_6630

Önünde dört devasa heykel var, ikisi havarilerdenmiş. Peter ve Paul anahtar ve kılıç tutarken, Rupert ve Virgil ise şehri sarıp sarmalıyormuş. Aslında bu katedralde enteresan birçok şey var örneğin üç kapısı var ve her biri kader, aşk ve umuttan birini temsil ediyormuş. Ben hangi kapıdan girdim acaba : ) o kadar kalabalıktı ki içeri girdiğime ayrı, dışarı çıktığıma ayrı şükrettim : )

IMG_6622

IMG_6632

10-KAPITELPLATZ (KAPITELSCHWEMME): Kaleye yürüyerek mi yoksa fünikülerle mi çıkacağınıza karar vermeniz gereken yer burası : ) Bu alanda denizler tanrısı Neptün’ün olduğu bir çeşme ve sabit bir satranç sahası var. Bu kürenin ve üzerinde duran adamın ne anlama geldiğini öğrenemedim ama öğrenecem : )

IMG_6625

11-HOHENSALZBURG (SALZBURG CASTLE): Gördüğüm en etkileyici kale! Kesinlikle abartmıyorum. Size şunu tavsiye ederim, lütfen kış dönemi gidin. Kışın kasveti bir kaleye bu kadar yakışamaz.

IMG_6558

IMG_6668

IMG_6647

Kale 1077 de inşa edilmiş. Bir dizi savaş görmüş, yaşamış, kimse tarafından fethedilememiş, kimse tarafından yıkılamamış. İşte aradığım erkeğin kale hali : ) Şaka bir yana kaleden tüm şehri görebilirsiniz üstelik karşınızda Alp dağları da sizi selamlıyor olacak.

IMG_6672

IMG_6662

Kale çok tepede olduğundan asansör ile çıkmanız daha iyi, en fazla 2 dk sürer, yürürseniz 1 saat sürüyor demişlerdi. Gideceklere şimdiden iyi eğlenceler diliyorum : )

IMG_6626

İlknurcuuum gezdik acıktık ne yiyeceğiz diye soranlarınızın sessiz çığlığını artık duyuyorum : ) Şimdi, her yer panayır olduğundan ben ne bulduysam yedim fakat size sıcak şekerli badem ve pretzel önerebilirim. Özellikle sıcak badem bir harikaydı. Pembe olan kurabiyenin adı Lebkuchen ama onu çok sevmedim, içine koydukları bi baharat rahatsız etti beni.

bty

bdr

bty

Bir de, hemen her yerde bu kurabiyelerden var ki bunları yemedim, adı da Lebkuchen Herzen : ) Çok değişik bir ad vermişler diyorsunuz değil mi? Adı diğeri ile aynı sayıldığından tatları benzer olabilir : ) Ben Lebkuchen’i pek sevmedim fakat yerel bir ürün olduğu için hediyelik olarak da satılıyor. Farklı renklerde ya da sade olarak alabilirsiniz, seçenek bol. Bunlar Münih ev Nürnberg’de de gördüğüm yiyeceklerdir.

IMG-0229 (1)

Salzburg’dan sıradan fotoğraflarla sizlere veda ediyorum ama şimdilik : )

IMG_6621

IMG_6648

IMG_6673

IMG_6550

IMG_6556