KALBURÜSTÜ VİYANA

Avusturya’nın başkenti olan Viyana, yüzölçümü bakımından en küçük ama Avusturya’nın en kalabalık şehridir. Yaklaşık iki milyon nüfuslu Viyana, 1. Dünya savaşından sonra nüfusunun büyük bir kısmını kaybetmiş. Bazıları, onların soğuk insanlar olduklarını söyleseler de bence savaşın izlerini hala kalplerinde taşıyan tatlı insanlar. Ben her gittiğim şehirde olduğu gibi burada da sıkça kayboldum : ) size de tavsiye ederim çünkü kaybolduğunuzda, onlarca insanın aynı anda gittiği kalabalık yerlerden uzaklaşıp çok daha güzel gezme fırsatı bulabilirsiniz.

Öncelikle, Viyana’nın metro sistemi çok gelişmiş yani kaybolma şansınız fazla yok, yukarıda biraz salladım itiraf ediyorum : ) ulaşım için bilet ya da viyana card alabilirsiniz. Ancak bunların satıldığı yerler genelde 18:00 da kapanıyormuş o sebeple satın almak için geç kalmayın. Tüm araçlara bilet vs. göstermeden binebiliyorsunuz ancak kontroller olabiliyor ve biletiniz yoksa yüksek oranda ceza ödüyorsunuz. Avusturya kurallar şehridir. “Yakalanırsak da bişey olmaz” demeyin, oluyo, acıklı hikayemi Prag’ı anlatırken sizlerle paylaşacağım : ) Bu arada, gece otelinize dönmek için geç kalmayın, son araca mutlaka yetişin yoksa ciddi para ödeyerek otelinize gitmek zorunda kalırsınız. Gece ulaşımı, öğrendiğim kadarıyla sıkıntılı. Haydi gezmeye başlayalım.

1-STEPHAN CHURCH: Katedral, Stephansplatz’ta yer alır ki metro ile kolayca gelebilirsiniz. İneceğiniz durağın adı Stephansplatz : ) gördüğünüz gibi çok kolay. İçeri giriş ücretsiz ama kilisenin içinde, orta alanı çevirmişler fotoğraf vs. çekmek isterseniz 5 euro ödeyip orta kısma geçebilirsiniz ki bence anlamsız, gidin 5 euroya Mozart çikolatası alın. Katedral kum taşından yapılmış, bu taşlar çok sık karardığı için sıkça temizlenmesi gerekliymiş. Bu sebeple her daim yapının bir yerlerinde kurulu bir iskele görebilirsiniz maalesef. Kum taşından yapılma bir katedral de Prag da var ancak bu tür bakımlar Viyana’daki gibi sık yapılamadığı için kararıyor.

stephan church.CR2

Katedralinin çan kulesine 1534’de bir memur konmuş. Görevi, Osmanlı akını olduğunda çanı çalıp halka haber vermekmiş. Bu görev, artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığına emin olunarak 1956 yılında kaldırılmış. Artık nasıl bir korku olduysa 1956 yılına kadar emin olamamışlar.

stephan church5

Viyana’da görülecek yerlerin başlıcaları bu caddeye çok yakın yürüme mesafesinde. Bu bölgede, eğer yapıların içlerine de girecekseniz ki bence hepsine gerek yok, rahat rahat bir gün geçirebilirsiniz.

stephan church3

2-VEBA ANITI: Graben caddesi üzerinde yer alan anıt, Stephan church ile Hofburg arasında kalıyor. Avrupa nüfusunun 3/1 ini yok eden veba salgını sebebiyle kral Leopold tarafından ölenlerin anısına yaptırılmış. Avrupa’nın bir çok yerinde veba anıtı görebilirsiniz.

veba anıtı.CR2

3- KIRCHE ST. PETER: Veba anıtından sonra buraya gelip, buradan doğruca Hofburg sarayına gidebilirsiniz. Graben caddesi üzerinde bulunuyor. Zaten kocaman yeşil kubbesi, o civardaki her yerden görünür. Bulamazsanız da sormanız yeterli, Viyana’da İngilizce bilen çok.

kirche st. peter.CR2

Ayrıca burada bazı gecelerde klasik müzik konserleri veriliyor. Paranız falan yoksa da önemli değil, kapının önünde oturup konseri beleş dinleyebilirsiniz. Bunu yapan çokmuş, benim kaldığım süre içinde konser olsaydı ben de kaçırmazdım : )

4- HOFBURG SARAYI: Viyana’daki en önemli yapılardan biridir. Stephan’dan, Graben’den, kısacası her yerden yürüyerek gidebilirsiniz. Ben, yukarıda saydığım sırayla gitmenizi, daha çok yer görebilmeniz için tavsiye ederim.

hofburg.CR2

Hofburg hanedanının kışlık sarayıdır. Günümüzde bu sarayda, Franz Josef ve kraliçe Elizabeth’in (sisi) hayattayken kullandıkları eşyalar sergilenmektedir. Sarayı gezmek için, temiz ve süslü faytonlara da binebilirsiniz.

hofburg2.CR2

hofburg3.CR2

Sisi’yi Hürrem sultana benzetiyorlar. Hem çok güzel bir kadınmış, hem de kocası ona feci aşıkmış. Ancak kraliçe mutsuz bir kadınmış. Çok özgür ruhlu olduğundan evliliği, kendine bağlı bir pranga gibi gördüğünü, bu sebeple de sürekli seyahat ettiğini zaten birçok yerde okumuşsunuzdur. Ben çok sınırlı vaktim olduğundan maalesef sarayın içine giremedim, o sebeple size girin ya da girmeyin diyemem. Sisi’nin hikayesi ilginizi çekiyorsa ve gümüşlere merakınız varsa, tabi vaktiniz de uygunsa neden gitmeyesiniz ki ancak içeri girecek vakit bulamazsanız da mutlaka sarayı ve çevresini görün derim. Giriş ücretli.

hofburg4.CR2

5-VOTİVKİRCHE: Stephan’dan metroya binebilirsiniz, Hofburg’dan otobüse binebilirsiniz ya da en kolay seçenek taksi (en fazla 50tl tutuyor). Olmadı yürüyün gitsin çünkü buna değer.

votiv4.CR2

votiv3.CR2

Tanrıya şükür amacıyla ile yapılmış bir kiliseymiş, bu sebeple çok anlamlı ve kutsal sayıyorlar burasını. Kumtaşından yapıldığından, Stephan’daki gibi sıkça temizleme çalışmaları oluyor. Önünde kocaman bir park var ayrıca Viyana üniversitesine de çok yakın. Ben dışını da içini de çok beğendim ayrıca çok güzel bir klasik müzik provasına da denk geldim, içeride oturup hem muhteşem vitrayları izledim, hem de hayatımda dinlediğim en güzel klasik müzik konserlerinden biri ile kulaklarımın pası silindi. Umarım siz de denk gelirsiniz, kilisenin akustiğinden midir, nedir bilmem şahaneydi gerçekten. Giriş ücretsiz.

votiv5

votiv2

6- RATHAUS: Üniversite’nin önünden, Votiv’in karşısından, nereden isterseniz metroya binebilirsiniz, ineceğiniz durağın adı Rathaus : )
Viyana belediye meclisinin genel merkeziymiş. Yapımı 10 yıla yakın bir zaman almış. Binanın üstünde kocaman bir Rathaus heykeli var, Museumsquartier’a yakın. Yaz aylarında avlusunda konserler verildiğini duydum.

IMG-20151129-WA0020

7- BURGTHEATER: Rathaus’un karşısında. Öncelikle buraya yaz ayları dışında çok sık gezi yapılmıyor ben maalesef içine giremedim ama internetteki fotoğraflarına bakarsanız muhteşem bir yapı olduğunu daha iyi anlarsınız. 2. dünya savaşında ağır hasar almış olsa da çok detaylı restorasyon yaparak onu eski haline getirmeyi başarmışlar. Bir daha Viyana’ya gidersem daha tecrübeli olacağımdan gezime buradan başlayacağım.

IMG-20151129-WA0029

8- PARLEMENTO BİNASI: Bu güzel yapının tamamlanması 10 yılı bulmuş. İçine giremedim, sadece 2 gün kaldığım Viyana’da anca bu kadar oldu : ) ama tavsiye ederim çok güzel şeyler okudum ve iç kısımda çekilen fotoları da harika.
IMG-20151129-WA0036

9- MUSEUM OF NATURAL: İçi bir harika, mimarisi muhteşem. Avrupa’nın en önemli müzelerindendir. Burada birçok hayvan ve bitki fosilleri ve maketleri varmış. Dinozorların çok etkileyici olduğunu duydum ama fazla ilginizi çekmiyorsa ve çocuklarınız varsa buraya girmeyin çünkü iki dino görecez diye size bir gün kaybettirebilirler. Eğer gitmek zorundaysanız da fazla üzülmeyin, hızlı bir tur attırdıktan sonra MuseumsQuartier a kaçıverirsiniz. Çok fenayım : )

10-KARLSKIRCHE: Karlsplatz durağında bulunan KarlsKirche’yi görmeden olmaz. Burası St. Charles kilisesi olarak da bilinir. İçeriyi gezmek için 2-3euro gibi bişey ödemeniz gerekli ancak ben bir Türk’e denk geldim ve benden ücret almadı.

karlskirche4.CR2

Kesinlikle içeri girin. İçeride bir asansör var, üst kata kadar çıkabiliyorsunuz. Üst taraftan pek manzara görünmüyor ancak çıkarken, duvardaki resimlere bu kadar yakın olmak insanı çok heyecanlandırıyor. Barok tarz kullanılmış olsa da Ramazan’dan öğrendiğim kadarıyla mimarı, Türk mimarisinden etkileniyor ve kiliseye iki tane minareye benzeyen kule yapıyor. Ayrıca burada da çok güzel konserler veriliyor. Katılmayı gerçekten isterdim, ortam çok büyüleyici ama denk gelemedim.

karlskirche3.CR2

11- OPERA BİNASI: Dışı çok güzel, içi muhteşem! Viyana’nın merkezinde, Kartnerstrasse caddesindedir. Viyana’ya geldiğinizde yapmanızı ısrarla tavsiye ettiğim şeylerin başında opera ya da klasik müzik konserine gitmek. Tabi eğer ilginiz varsa.

12208552_10153391694221725_4568917810128410991_n

Opera binasındaki bir etkinliğe katılmak için biletinizi aylar öncesinden almanız gerekiyor çünkü çok hızlı tükeniyor. Eğer bilet bulamadıysanız ya da fiyatları size pahalı geldi ise o zaman ne yapmalısınız? Öncelikle dikkat etmeniz gereken şey şu; etrafınızda Mozart kıyafeti girmiş birçok bilet satıcısı göreceksiniz. Bilet almadan önce konser salonunuzu iyice kontrol edin çünkü Viyana’ya gidip maalesef otobüs büyüklüğündeki bir salonda Mozart dinleyebilirsiniz.

mozart

Ben Karlskirche’nin önünde bilet satan bir Mozart’tan bilet aldım ama almadan önce salonu iyice kontrol ettim. Sonuç? Muhteşemdi. Videosunu ekledim, hemen izleyin : ) Öğrenciyseniz bilet fiyatları neredeyse yarı yarıya fark ediyor. Öğrenci kartınız yanında değilse bile durumunuzu anlatırsanız yardımcı oluyorlar. Tabi bunu gerçekten öğrenciyseniz yapın : )

12- MUSIKVEREIN GOLDENER: İşte benim konser binam : ) Şefi de, ekibi de çok tatlıydı, hepsini çoook sevdim. Nedenini bilmiyorum, öncelikle bunları paylaşmak istedim. Konser 2 saate yakın sürdü, klasik müzik severseniz mutlaka gidin. Karlsplatz’a yakın, yürüyerek 5dk. sürer.

20150905_200030

opera binam3

Bina çok güzel. 1870 lerde yapılmış. Tavan süslemeleri ve resimleri muhteşem, ışıklandırma güzelliğine güzellik katmış… kısacası gidin ve kendinizi kaybedin.

opera binam2

opera binam

ticket

13- Hundertwasser Evi: Tasarımı Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış bu bina, önceleri yoksulların kalması için yapılmış sonra bu çılgın mimarın eli değince bir sanat eseri olmuş. Binanın camlarından çıkan, terasından yükselen ağaçlar sizi şaşırmasın, bütün bunlar Hundertwasser için gayet olağan şeyler.

hundertwasser2.CR2

Tek çalışması bu bina değil, ben bir de çöp fabrikasını çok eğlenceli bir hale getirdiğini duydum.

hundertwasser3

Buranın karşısındaki pasajdan hediyelik vs. alabilir, oturup dinlenebilirsiniz. Ben pasajı sadece gezdim, içeride oturup bişeyler yemedim. Viyana’nın meşhur tatlıları var, eminim okumuşsunuzdur. Örneğin Sacher ve Apfelstrudel. Bunları Hundertwasser Evi nin yanındaki küçük kafede yiyebilirsiniz. Ben öyle yaptım. Sacher hakkında çok ağır çikolatalı bir kek diye okumuştum ama bu kafede yemeğe doyamadığım ve bana hiç de ağır gelmeyen bir kek olduğunu anladım. Sacher aslında çikolatalı bir pasta. Kekleri çikolatalı, arasında çikolata kreması var, üzeri çikolatalı… çok çikolata dedim farkındayım ancak herşey dozunda kullanılmıştı bu kafede. Apfelstrudel ise elmalı turta aslında, sadece yapımı ve görünüşü bizimkinden biraz farklı ve sıcak servis ediliyor. Gelmişken ikisinin de tadına bakmanızı tavsiye ederim. Ayrıca Viyana’nın meşhur kahvesi Melange’ı da burada içebilirsiniz.

melange

Servisi yapan ve diğer her şeyle ilgilenen bayan çok tatlı biriydi. Aşırı yoğun olmasına rağmen çok kibar ve hizmetkardı. Fiyatlar ucuz. Rahat edeceğinizi düşünüyorum burada. Ben soğuğa rağmen dışarıda oturmayı tercih ettim, içeride de oturulabiliyor.

apfelstrudel

14-FIGLMULLER: Stephan Churh’e yakın konumda olan meşhur Figmuller’in, Wollzeile de bulunan yerine gittim, tesadüfen önümüzde Avusturyalı bir çift vardı. Görevli kişi onlara boş yerlerinin olmadığını ve en iyi ihtimalle iki gün sonrasına rezervasyon yapabileceklerini söyledi. Bunun üzerine çift, bir de yeni şubede şansımızı deneyelim diyerek oradan çıktı. Bende görevliye herhangi bir şey demeden diğer şubeye doğru yollandım. Pasajın dışındaki ikinci şubede de önümdeki bedevi çift yer bulamadı. Sıra bana geldiğinde gözlerimi, yavru ağlak köpek moduna aldım, görevliden rica ettim. Sağ olsun bize bi yer ayarladı, çok da güzel ilgilendi. Size tavsiyem, biraz ısrarcı olun. Ağlak gözler işin esprisi.

figlmuller3.CR2

Tadı nasıldı diye sorarsanız, güzeldi. Çok ince ve biraz yağlı ayrıca porsiyon acayip büyük, kızlar için yarım porsiyon gayet ideal gerçi benim kız arkadaşım bir porsiyonu mideye indirdi tabi çok acıkmıştı : ) özellikle tavuk diye belirtmezseniz domuz getiriyorlar bu sebeple söylemenizde yarar var. Dana schnitzel yemek isterseniz de kalp demeniz gerekiyor. Yazılışı farklı olabilir ama bu şekilde söylüyorlar. Yemeğin yanında şarap içebilirsiniz, çok güzel şarapları var. Gitmişken patates salatasının tadına da bakın ben sevdim.

figlmuller2

figlmuller.CR2

15-BELVEDERE: Prinz Eugen Strabe üzerinde kalıyor. Acık merkezden uzak. Trenle gelebilirsiniz Schloss Belvedere durağında inmeniz gerekecek. Burası turistik bi yer olduğu için buraya gelen tren dışında birçok araç daha vardır, merkezde sorarsanız iyi olur.

belvedere.CR2-001

Caddeye de adını veren Prens Eugen, viyana kuşatması sırasında gösterdiği başarı sayesinde bu sarayı Habsburg ailesinden hediye olarak alır.

belvedere2

Saray, Aşağı Belvedere ve Yukarı Belvedere olarak iki parçadan oluşur ve birbirine çok geniş bir bahçe ile bağlıdır. Şu an müze olarak kullanılıyor. İçeride meşhur öpücük tablosunun orijinalinin yanı sıra daha başka tablolar da var. Giriş ücretli.

belvedere4

16-SCHÖNBRUNN SARAYI: Burası da azıcık uzak ancak Karlsplatz dan trene binip (yeşil hat) Schönbrunn da inebilirsiniz. Burası Habsburg ailesinin yazlık sarayıdır. Avrupa’nın en gözde saraylarından biridir. İçerinde saray araçları müzesi, hayvanat bahçesi gibi gezilebilecek birçok yer var. Sarayı komple turla da gezebilirsiniz, kendinizde gezebilirsiniz ki bence kendiniz gezin çünkü zaten içeri girmek için para vereceksiniz bir de saray içi tur için ekstra para vermeyin. Ancak epey zamanınızı alacaktır söylemiş olayım.

20150905_111933